İhtiyaçların sınırsız olmasına karşın bu ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak kullanılan üretim faktörlerinin (emek, sermaye, müteşebbis, doğal kaynaklar gibi), dolayısıyla kaynakların kıt olması; iktisat ilminin çözüm aradığı en temel sorunlardan olmakla birlikte ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak neyin ne kadar üretilmesi kararının alındığı iki kesim bulunmaktadır. Her iki kesim de kıt kaynaklar ile insan ihtiyaçlarının karşılanmasını amaçlar. Ancak kamu kesimi öncelikli olarak toplum yararını ve ihtiyaçlarını karşılamaya özen gösterirken özel kesim ise öncelikle bireysel ihtiyaçların karşılanmasını ve karşılığında gelir elde edilmesini amaç edinir. Bu vesile ile kamu maliyesini; devletin toplumsal ihtiyaçlarını karşılamaya dönük olarak kamusal harcama, vergilendirme, bütçeleme ve borçlanma gibi temel mali araçları kullanarak kamu gelirleri elde edilmesi ve kamusal hizmetler sunmasını inceleyen ve kamu kesiminin iktisadi nitelikteki faaliyetlerini ve ekonomiye etkilerini inceleyen bir alt disiplin olarak tanımlayabiliriz.
Kamu maliyesini geleneksel yaklaşımlar ve modern yaklaşımlar olmak üzere iki başlık altında incelemek mümkündür.
Geleneksel Yaklaşımlar
Geleneksel yaklaşımları; kurumsal, yapısal, değişim, refah ve gelir yaklaşımı olarak sınıflandırabiliriz.
–Kurumsal Yaklaşım: Bu yaklaşıma göre devlet faaliyetleri hukuki ve idari bakış açısından incelenmektedir. Bu yaklaşım kamu harcamalarının yapılması, kamu gelirlerinin elde edilmesi ve kamu borçlanması gibi devlet faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde hukuksal ve idari anlamda tüm düzenlemeleri kapsarken mali araçların iktisadi, sosyal, mali ve siyasal etkileri ihmal edilmektedir.
–Yapısal Yaklaşım: Kamu maliyesini ekonomik açıdan inceler. Kaynak dağılımı ve kaynakların kullanımında etkinliğin sağlanması esas alınırken devlet faaliyetlerinin ve mali araçların etkim kullanımı ve ekonomik analizlerinin yapılmasını inceler.
–Değişim Yaklaşımı: Mübadele yaklaşımı olarak da bilinen bu yaklaşım vergilendirmede fayda teorisini esas almaktadır. Dolayısıyla bu yaklaşım vergilerin, devlet tarafından sunulan kamusal hizmetlerin bir karşılığı bir bedelidir anlayışını benimsemektedir. Erik Lindahl bu yaklaşımın öncüsüdür.
–Refah Yaklaşımı: Bu yaklaşıma göre kamu maliyesi vasıtasıyla toplumun refahının maksimize edilmesi amaçlanır. Refah yaklaşımı kimsenin refah seviyesinde fedakarlık yapılmaksızın toplum refahının artırılmasını hedefler. 1950’li yıllardan sonra sosyal refah devleti anlayışıyla ortaya çıkan bu yaklaşımın öncüleri Pigou ve Dalton’dur.
–Gelir Yaklaşımı: Bu yaklaşımda fonksiyonel devlet faaliyetlerinin milli gelir üzerindeki etkileri incelenmektedir. Gelir yaklaşımı, fonksiyonel maliye anlayışı çerçevesinde değerlendirilmekte olup bu anlayışa göre devlet mali araçlarını –yalnızca ekonomik istikrarın (fiyat istikrarı ve tam istihdam) sağlanması yönünde kullanmalıdır. Fonksiyonel Maliye yaklaşımının öncüleri ise Abba Lerner ve A. Hansen’dir.
Modern Yaklaşımlar
Modern yaklaşımları hukuki yaklaşım ve iktisadi yaklaşım olarak ifade edebiliriz.
–Hukuki Yaklaşım: Bu yaklaşıma göre mali olayların hukuki temelleri araştırılır, mali olayların nitelikleri anayasal ve yasal mevzuat çerçevesinde incelenme alanı bulur. Hukuki yaklaşım Fransız ekolünden gelme bir anlayış olup kamu gelirlerinin toplanması ve kamu harcamalarının yapılmasına yönelik olarak temel hukuk kurallarının, usul ve organlarının belirlenmesi ve analiz edilmesidir. Bu yaklaşım, kamu maliyesinin ekonomik ve sosyal yönünü tümüyle ihmal etmektedir. Görüşün bilinen önde gelen savunucusu Louis Trobatas olup A. Hansel, G. Jeze, E. Allix ve E. Blumenstein de görüşün diğer önemli temsilcileridir.
–İktisadi Yaklaşım: Bu yaklaşım hukuki yaklaşımın aksine kamu maliyesinin ekonomik ve sosyal etkileri üzerinde durmaktadır. Bu yaklaşım daha çok modern maliye anlayışının görüşlerini yansıtmakta olup devlet tarafından kullanılmakta olan mali araçların ekonomik ve sosyal amaçlara ulaşmak için nasıl kullanılacağı ve bunların kaynak dağılımı ve gelir dağılımı, ekonomik istikrar, tüketim, tasarruf ve yatırım gibi temel ekonomik rasyolar üzerindeki etkileri inceleme alanı bulur. Yaklaşımın önemli temsilcilerini A. Pigou, H. Dalton, A. Hansen, R. Musgrave, J. F. Due, A. Peacock ve U. Hicks olarak sayabiliriz.
Faydalı olması temennisiyle…
Emre KAYAALP