Sanat, Zaman ve Zemin – 2
Birbirine eklenen günler yaşıyoruz. Hatta, yenisi diğerini eskitmekle kalmayıp onu silen günler. Bilimsel tanımlamalar ve yakıştırmaların dışında…
Birbirine eklenen günler yaşıyoruz. Hatta, yenisi diğerini eskitmekle kalmayıp onu silen günler. Bilimsel tanımlamalar ve yakıştırmaların dışında…
Bulunduğumuz yerin, zamanın başka yer ve zamana dönüşmesini istediğimiz olur. Binbir hasrete koşarcasına, o hüsrandan bir çağlayan…
Daha önce kaleme aldıklarım arasında bir zihin sürecinden söz ettiğim anlaşılabilir. Meseleleri, kavramları, nesneleri anlamaya çalışmanın gayreti…
Çağın bizi getirdiği yeri kabul etmiyoruz. Politik, sosyo-ekonomik bunalımları odak noktası yapmamış olmakla bir ödevi yerine getirdiğimizi…
Bizim olmayana, bizim kendine ait olduğumuza doğru bir düzlem gözlemlesek, somut belirtilere itibar eder miydik? Ancak farkındayım,…
Yaratılışım gereği ihtiyaç içinde olduğumu düşünürüm. Aklımda, kalbimde, yaşamımda bir yerlerin eksik bırakılmışlığını duyumsamak, benim için uzaklığı…
Usulca şehre ve taşraya inen yağmur…Toprağa ve betona bir kez dokunma fırsatı olan damlalar…Yağmurun hep bir şansı…
Düşünün bir kere. Bir bahar akşamı aya karşı oturmuş, her bir saç tanesi yaldızlanmış gibi, kuruntusuz oturanları…
Bir sanat eseri olarak şiire bakışımız onun muhtevasına ilişkin mi olmalı veya “ses”ine mi yönelmek gerekir? Belki…